Kayıtlar

mehveş özel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Doğamız sabırmış bir zamanlar...

Resim
Yere serdiğim matın üzerinde yüzükoyun yatırdığım küçücük bir adım ilerlemeye çalışan kızıma bakıyorum. Çabalıyor da çabalıyor..İlk başlarda ağlardı şimdi yerini ufak çığlıklara bıraktı ara ara gülücüklerle eşlik ettiği.O küçücük bir itiş ilerleme onun için o kadar önemli bir o kadar da zor...Minnacık ayaklarıyla yeri itiyor itiyor ama göbeğinin üzerinde olduğu yerde yüzüyor sanki..Yine de yılmıyor nefes nefese kalana kadar çabalıyor..Bense sabırsız ne zaman göreceğim o adımı diye içim acıyarak ona bakıyorum. Çoraplarını çıkarıyorum ki zemini hissetsin ayakları kaymasın...Henüz 3 aylık bedeniyle ve ruhuyla gayet sabırlı ve azimli...Nasıl oluyor bu çok garibime gidiyor..Biz insanoğlu böylesine yavaş ilerleyen yerden yavaş yavaş yükselen bir doğayla yaratılmışken böylesine sabırla donatılmışken özümüzde, merak ediyorum zincir nerede kırılıyor?Ne zaman kaybettik özümüzdeki yavaşlığı, sabrı? Doğadaki hemen hemen tüm hayvanlar doğar doğmaz ayaklanıyor...Aslanlar, zebralar ne titrek baca...

Doğum bırakmayı öğrenmekmiş, ben daha yeni öğrendim...

Aylarca süren heyecanlı bekleyiş sona erdi…Nihayet pamuk prensesimi, minik tavşanımı kollarıma aldım J Çok şükür J Başından beri kararlıydım herhangi bir aksi gereklilik olmadığı sürece doğal doğum yapacaktım.Öyle de oldu.. Doğum bir kadının başına gelebilecek en güzel bazen de en dönüştürücü deneyimlerden biri! Doğum deneyimimde yanımda olan birtanecik eşime, doğum koçum sevgili Asude Ebe’ye ve doktorum Selçuk Somer’e ne kadar teşekkür etsem azdır herhalde.. 37. haftada istediğim gibi rahat bir doğum   yapabilmek için doktorumu değiştirdim etrafımdakilerin şaşkın bakışları altında.İyi ki de yapmışım! Keşke diyeceğime iyi ki dedim J 38.haftaya geldiğimde amniyotik sıvıdan sızdırdığımı düşündük.Daha doğrusu bana öyle geldi ve herkesi telaşa verdim.Birçok doktor böyle bir şüphede direk sezeryana yönlendirirken doktorumun sakin yaklaşımıyla hiç acele etmedik ve nitekim ben boşuboşuna ortalığı tutuşturmuşum.Hehe hamileler böyle şeyler yapabiliyor hele ki son haftalarda ...

YOGALI HAMİLELİK GÜNLERİ PART III

Resim
Havalar gitgide ısınıyor bu hem çok keyifli hem de yaz hamileleri için bazen zorlayıcı J Olsun biz herşeyin üstesinden geliriz değil mi? Özellikle sıcaklarda artan ayak ve bilek şişmeleri için Vajrasana duruşunu deneyebilirsiniz! 1)Vajrasana: Bedendeki vajra isimli nadiyi, enerji kanalını uyarır ve sindirime de yardımcı bir duruştur. Tok karnına yemeğin hemen ardından bile kolayca uygulayabilirsiniz. Bacaklarda varis oluşumunu engeller ve kan dolaşımını düzenler. Uyluklar esner ve güçlenir, beraberinde dizler, bilekler esner..Ne harika ve kolay değil mi? Yavaşça dizlerimizin üzerinde oturuyoruz ve dizleri iki yana doğru ayırıyoruz, ayak tabanları gökyüzüne bakacak şekilde kalçanın iki yanına kayıyor ve kalçayı topukların arasından yere bırakıyoruz. Eğer dizlerde ve bileklerde aşırı gerginlik varsa herhangi bir minderin, yastığın ucuna oturarak kalçayı yükseltmek sizi rahatlatır. Ayak bilekleri hala acıyorsa yerle temas yüzünden çoraplarınızı giyebilirsiniz J Bir el...

Yogalı Hamilelik Günleri Part I

Resim
Ayyyy ayyy ayyy ne kadar uzun olmuş yazmayalı:) Dedim madem hamileyim aklım fikrim karnımda, karnımsa burnumda şaka bir yana henüz o kadar değil neyse ki:) Hamilelikle ilgili yazayım istedim biraz..Neler hissediyorum, korkularım, sevinçlerim, yoganın bana ne kadar destek olduğu şu günlerde aşikar! 23. haftaya geldik nıhayet daha dün gibi haberi aldığım gün zaman hızla akıp geçiyor işte...İlk hamile kaldığımı öğrendiğimde ben de bir şaşkınlık bir bocalama gören de başkası koydu çocuğu içime sanır:) Hem çok sevindim hem de bir telaş sardı beni eh ben daha ayurveda kursuna gidecektim, yok Kerala'da kalari öğrenecektim yok bilmemle derken eyvah dedim ben napıcam şimdi gitti özgürlük!!!!! Birkaç gün yarı neşeli yarı endişeli gezindim ortalıkta eşimin de sevincini bozmak istemiyorum bir yandan...Neyse ki o çok tatlı ve anlayışlı biri olgun yaklaştı bana, dedim "ben daha kendim çocuğum uhuuu napıcam ben, dedi Sen mükemmel bir anne olacaksın inan bana!" Doktorumu buldum ilk m...

Yoga mı spor mu?Bir karar verilse artık!

Ben mi insanları anlamıyorum?İnsanlar mı yogayı anlamıyor? Ben yogayla tanıştığımda ki 20 yaşındaydım aman da bir gidip ter atayım, sporumu da yapmış olurum diye düşünmedim hiç...Her ders, her bir asana kutsaldı..Soyutlandığım başka bir diyara geçtiğim, geri döndüğümde ise yenilendiğim anlardı... Bilmiyorum bir ruhu vardı, ruhuma can katan bir esintisi...Şimdilerde herkes yogacı maşallah!Hayır en doğrusunu ben bilirim havalarında değilim.Yoga öyle derindir ki herkesin bir alacağı, bulacağı vardır içinde biliyorum...Yine de hayal kırıklığı...Bir sürü telefon ve insan profiliyle karşılaşıyorum...İstedikleri spor yapmak ama onların...Mümkünse çokça terlesinler.Hıh tamam zayıflıyoruz desinler..Mümkünse ertesi gün heryerleri ağrısın...Ağrısın ki ne hammışım ama şimdi kaslarım o taptığım kaslarım çalıştı desinler... Hata nerede? Yogayı bu kadar popüler ve merak edilesi bir medya oyununa çeviren ne? Üzülüyorum...Gerçekten üzücü...Her yıl eğitim için Shiva'nın yanına Amerika'ya gidiyor...

2010 benim yılım olsun mu? Olsun!:)

Derslerin azaldığı ve dolayısıyla bol tatilli bir yazın ardından şimdi çalışma zamanı! Zaten ben anlamıştım bu kış beni birşeyler beklediğini, harıl harıl çalışacağımı...Hayat hep tatil olamaz ya:) Yeni yerim için hazırlıklar başladı...ardından Amerika! Heyecan dorukta! Shiva'nın yanına gitmek beni bayağı heyecanlandırıyor doğrusu...Bakalım bu sefer beni neler bekliyor? Bu arada evlendiğim için olsa gerek herkes meraklı gözlerle çocuk bekliyor benden, bizden.. Artık yaşım geçiyormuş falan filan...Durun yahu ben ne zaman büyüdüm? Hele ki bu kadar işin gücün altında bu yıl imkansız! Ama ilahi akış ne der bilemem tabi:) Çocuk ben de hep soru işareti bir konu olmuştur..Önce büyümem gerek..NAsıl olacaksa...Olur olur diyor annem, sen yap gerisi kolay...Bence hiç de kolay değil.Çevremde çocuk yapan arkadaşlarımı görüyorum hayatları çocuk olmuş durumda...Elbette onun da bir güzelliği var, anne olmadan anlamıyor belki de insan...Neyse ki Sinan beni anlıyor, gerçi ona kalsa hemen istiyor o.....

Çocuklarla yogaaaa!

Resim
Çocuklara bayılıyorummmm! Onlarla yogayı yaşamak sanırım bana verilmiş en güzel armağanlardan biri:)Beni bu yola teşvik ettikleri ve paylaştıkları güzel bilgiler için çok sevdiğim arkadaşım Beste Dolanay'a ve Neslişime (Neslihan İskit) hep minnettar olacağım... Bundan 4 yıl önce başlayan Starbucks buluşmaları, toplantılar, heyecanlı konuşmalar, şarkılar, Enka dersleri derken bir de baktım çocuklarla yoga hayatımın bir parçası olmuş... Hem de beni çok mutlu eden, enerjimi yükselten, saflaştıran bir parça... Çocuklar ne verirsen onu emmeye hazır bir sünger gibiler bu yüzden de onlarla ders yapmak hem çok keyifli hem de çok büyük bir sorumluluk... Bazen bir duruş öğretmek için gidersiniz kararlısınızdır ama ders öyle bir gelişir ki duruş aklınıza bile gelmez...Uçar gider... Dersin içeriği o anda yenıden şekıllenir..Sevgi dolu bir saatin sonunda çocuklar size öğretir anda kalmayı, anı yaşamayı... Onların anlatacak o kadar çoook şeyi vardır ki hiç bitmez...Ben her dersin başında lotus d...

"Satya" ,"Sita", "Bir ders günü" ve "Doğru sözlü olmak"

Resim
Bazen ders aralarımda, ben yogacı kurye şeklinde ordan oraya dolanırken birkaç saatlik boşluklarım oluyor... Bu boşluklarda en büyük keyfim en yakın D&R'a uğrayıp kitap bakmak oluyor genelde:)Yıne böyle bir günde kalabalık raflarda, OSHO'nun "Stresli insanlar için günlük yaşama uygun meditasyonlar" adlı kitabı takıldı gözüme ve hemen aldım(ewet adı bayagı bı uzun hehe). Ve tabii bir nefeste bitirdiğim bu kitaptaki meditasyonlardan birini denemeye karar verdim... Konu "doğru" sözlü olmakla ilgiliydi. Bir hafta boyunca hiç yalan söylemek yok yanii.. Aman canım ne var sanki ben yalancı biri diilim ki diyor insan ilk başta fakat iş uygulamaya gelince gördüm ki hiçte o kadar kolay diilmiş bu doğru sözlü olmak işi:( Meğer ne kadar gereksiz "küçük" dediğimiz yalanlarla geçiyormuş günler... Bahaneler, geçiştirmeler, kendini haklı çıkarmalar derken..kısaca o küçük küçük yalanlar üstüste toplanınca ben büyük bir yalancı oluverdım birden:( Gerçekten kendi...

Hatta bazen uzak kalıp özlemek...

Yoga yolunda ilerlemek için elbette asanalar çok ama çok önemli... Asanalar yani duruşlar zihnimizi, nefesimize ve bedenimize odaklamamızı sağlar. Ve kendimizin farkına varmamızı... Her yeni duruş yepyeni bir "challenge"dır aslında... İşin hoş yanı bu durum herkeste farklı şekilde tezahür eder. Kimisi denge duruşlarında zorlanırken, kimisi ters duruşlardan kaçar..Ya da ne biliym herhangi bir öne esneme duruşu bile bazen bacaklarda ve sırtta öyle büyük bir gerginliğe yol açar ki duruşta sabitliği korumak için gerçekten çok kararlı olmak gerekebilir... Hayatta da böyle değil mi zaten? Başımıza gelen olaylara nasıl cevap verdiğimiz, olaylara ve zamana göre değişmez mi? İşte bu noktada YOGA bize dengeli bir tutuma ulaşmak için nasıl bir yol izleyeceğimiz konusunda ışık tutar. Her bir ders fiziksel hareketlerin yapıldığı kendimizi gevşemiş ve iyi hissettiğimiz saatlerin çok ötesindedir aslında...Biz farkında olsak da olmasak da ertesi günümüze, hayatımıza işlemiştir bile... Yogayl...