Kayıtlar

2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyüdükçe çocuk olmak!

Resim
Yoganın bana neler kattığını düşünüyorum da... Saymakla bitmez sanırım...Bir kere çok büyük bir özgüven, kaynağını başkalarından almayan, nasıl göründüğünle değil nasıl yaşamayı seçtiğinle ilgili! Bizzat kendin karar verebilmekle ilgili! Dün taze başladığım yepyeni bir ders beni öyle etkiledi ki! Derse gittiğimde bi baktım öğrencilerim yabancı!nasıl yani oldum önce ingilizce mi ders yapacağım..daha önce hiç olmadı bu...Benım ilk dilim fransızca..dolayısıyla ıngılızce benım ıçim hep arkadan geldi...Üvey evlat oldu:) Sonra bir baktım çok sevdiğim yogada ilerleyebilmek için çok ama çok gerekli ve birşeyler yapmalıyım...Başladım ingilizce yoga kitapları getirtmeye..Dvdler izlemeye...Sıra geldı hindistana ve sonrasında shiva ile çalışabilmek için amerika yolculuğuna..Kalk kızım dedım kursa gidiyorsun ve açılıyorsun!Hem de hemen!Amerika'ya gittiğimde artık herşeyi anlayacak durumdaydım ama konuşmak için özgüvenimin açılması o kadar kolay olmadı ilk başta..Ama motıvasyonum büyüktü...amac…

Benliğimin tatlı rüzgarları...

Kendinizi hiç çaresiz hissettiniz mi? Gerçekten çaresiz? Çıkış yok gibi...
Bitti herşeyin sonu gibi... Bu bana pek sık olmaz kendı çapımda güçlüyümdür...inançlıyımdır...Ama işte bazen oluyor...
Sebebi önemli diil yani yazamayacağım kadar kötü...İşte ben böyle hissederken çaresiz ve üzgün..tam anlamıyla dipte...dostlar da yetmeyince kendi kendime kaldığımda..(eh napsın onlarda 7-24 yanımda olamazlar ya..yazık)aklıma benım dünyalar tatlısı hocam geldi...Sesi kalbimde..enerji fışkıran masmavı delici gözleri gözümün önünde...
Dedim ki içimden "Shiva, şu an benım yerimde olsan sen ne yapardın ?
Oturup kendını harap edip,bitti mi derdin..yoksa bir yol bulur muydun mutlaka?"
Birlikte geçirdiğimiz o çok kıymetli derslerden birini anımsadım...günlerce süren 9 saatlik yogalardan sonra kaslarım esnek ve açık olması gerekırken tam tersı kaskatıydı...Bacaklarımın arkası kısalmış gibi...en basıt asanalar bile eziyet olmuş...vücut tepki veriyor adeta yeter mehveş yeterrr!Ama zihnim rahat..orada…

Bugün benim doğumgünüm!

Dostlarım tahmınımden azmış ne yazar, öz olsunlar!
Saf olduğumu söylerler hep kızardım, sanırım haklılar...artık daha akıllı olma zamanı!
Koca bır sayfa hiç kapamadığım kapatamadığım bugün kapandı..
Oyle huzurluyum kı...Özgürleştim ondan...kendımden...kuş gibiyim hafıfım...
Benı bekleyen bır sınav daha var sımdılerde...cok kotu birileri birşeyler yapmaya çalışıyor..aklım ermedı...ama ustesınden geleceğım...onların içine iyilik diliyorum sadece...iyilik gelsin de uzak dursunlar...kendı işlerine dalsınlar benı rahat bıraksınlar...Kımse için kötü düşünmek fayda vermyor insana...kin, nefret aynı tarz enerjılerı bıze gerı yansıtır sadece...İşte bu yüzden benı çok ama çok üzen tanımadığım bu insanlar her ne yapmaya çalıştıysa allahım yardım et bana içlerine iyilik ver! Hayatımdan uzak olsunlar! Ki gerçek dostlar zaten benımle!
İçimi dökmeye ihtiyacım vardı yazdım...Bır de düşüncelerimi somutlaştırmaya....Daha fazlasını anlatmak istemıyorum...Rahatladım...İyiyim...
Dedim ya 21 hazıran 2009 bugün b…

nefes

Resim
The radıance sutras/The vijnana bhairava tantra'dan minik sevdiğim bir alıntı...



The breath flows in and just as it turns

To flow out, there is a flash of pure joy-

LİFE İS RENEWED.

Awaken into that.



As the breath is released and flows out,

There is a pulse as it turns to flow in.

In that turn, YOU ARE EMPTY.

Enter that emptiness as the source of all life.

Geri Dönüş...

Resim
Evıme dondum...Bırkac hafta da ınsan evını bu kadar ozler mı yahu? Ustelık de bu kadar dolu dolu gecen gunlere rağmen...Olabılıyor demek kı..soooole sıcacık dusumu alıp, odamda uzanmayı ne kadar da ozlemısım...annemle türk kahvesı içip fallaşmayı hehe...






Bu benım Amerıka'ya ılk gidişimdi... Tek kelimeyle bayıldım...

Kafamı kaşıyacak vakıt bulamadığım 2 dakka oturamadığım bır yolculuk....

Sonunda yorgunluktan egzama olmuşum yahu:(neyse bu da gecer...değdı doğrusu...



Once Newyork'ta Yoga Journal'ın Conference'ına katıldık ...Kım mı ben Hıkmet, annişi, Munevver abla, İpek ve Neslış:)
















Allahım dunyanın en muthıs hocaları bır mekanda...kımle ıstersen çalışabılıyorsun...secmek oyle zor oldu kı...Sharon ve Davıd'le Jıvamuktı çalışmak...MCM yogı eşliğinde Hınt destanlarını, yoga sutraları Rap_Kırtan duzenlemerıyle dınlemek ve tabı cosup dans etmek...(bu arada kendısı emsalı gorulmemıs bır yakısıklı:)...Rodney Lee ıle twıstlerın ve kök çakranın köklerıne ınmek...Davıd Swenson ıle…

Herşey çok daha güzel olacak!

1.gün...
Heyecanla içeri giriyorum... Karnım ne tok ne aç... Tanımadığım bir sürü yepyeni yüz...İçtenlikle herkes birbirini selamlıyor...Hımmm kendime bir yer bulmalıyım oturmak için...En ön çok mu iddialı olur? En arkada da hocayı duymak zor... ortaların ortası en iyisi galiba:) Hoca içeri girerken kalbim gümbür gümbür az sonra öğreneceklerimin gizemi ve merakıyla yerine sığmıyor adeta... Az sonra birlikte terleyeceğim, birlikte sızlanıp söyleneceğim insanlarla, zorlansam da bazı bazı çok ama çok mutlu hissedeceğim çünkü her defasında kendime bir kez daha yaklaşacağım dakikalar başlıyor..Zamanı unuttuğum...5 saatin 5 dakika gibi geldiği anlar...
2.gün
Şimdiden herkes bir aile gibi ...yine içten bir gülümseme ile karşılanıyorsunuz ama bu kez içinde garip bir samimiyet var sanki evvelsi gün 5 saati değil 5 koca yılı birlikte geçirmişsiniz...Ne kadar terli olursa olsun size dokunmasından, ders boyunca kaçamak bakışlarla sizi izlemesinden hiç rahatsız olmadığınız dostlarla çevrilisiniz...He…

Çocuklarla yogaaaa!

Resim
Çocuklara bayılıyorummmm! Onlarla yogayı yaşamak sanırım bana verilmiş en güzel armağanlardan biri:)Beni bu yola teşvik ettikleri ve paylaştıkları güzel bilgiler için çok sevdiğim arkadaşım Beste Dolanay'a ve Neslişime (Neslihan İskit) hep minnettar olacağım...


Bundan 4 yıl önce başlayan Starbucks buluşmaları, toplantılar, heyecanlı konuşmalar, şarkılar, Enka dersleri derken bir de baktım çocuklarla yoga hayatımın bir parçası olmuş... Hem de beni çok mutlu eden, enerjimi yükselten, saflaştıran bir parça...








Çocuklar ne verirsen onu emmeye hazır bir sünger gibiler bu yüzden de onlarla ders yapmak hem çok keyifli hem de çok büyük bir sorumluluk... Bazen bir duruş öğretmek için gidersiniz kararlısınızdır ama ders öyle bir gelişir ki duruş aklınıza bile gelmez...Uçar gider... Dersin içeriği o anda yenıden şekıllenir..Sevgi dolu bir saatin sonunda çocuklar size öğretir anda kalmayı, anı yaşamayı... Onların anlatacak o kadar çoook şeyi vardır ki hiç bitmez...Ben her dersin başında lotus du…

Hayal etmek!Hem de doyasıya!

Resim
Şu sıralar çok duyduğum bi cümle var arkadaşlarım arasında...ve hiç mi hiç sevemediğim bi cümle bu... Bi "Beklentısız ol, mutlu ol!" tutturmuşlar gidiyor... Anlamadım ki nasıl bir iş bu?
Yeni bir ilişkiye başlıyolar ilk dedikleri... "Bu sefer farklı olsun istiyorum hiç bişi beklemicem", yeni bir işe başlıyorlar ... "Gittiği yere kadar beklemiyorum çok bişi"...
Nasıl yahu nasıl? Bi derdimi anlatıyorum "Eh ben sana demedım mı beklentısız ol dıye, ıyı sonuçlanırsa ne ala yok olmazsa sen de üzülmezsin diye"...
Arkadaşlar ne oluyor size, bize?
Ben beklemek istiyorum banane!! Beklicem! Ben hayal kurmak istiyorum!
Banane varsın gerçekleşmesin! Gece yatağıma girdiğimde tatlı tatlı düşüneceğim bir gelecek, kendimi mutlu hissettiğim hayali evim, ordan oraya zıpladığım tatillerim olmazsa ben n'aparım?Ya olmazsa üzülürüm korkusuyla hayat geçer mi yahu? Bastırılmış hayallerle?
Siz evrenden istemedikçe, istemeyi bir suç, güvensizlik gibi gördükçe
evren size n…

OM MANİ PADME HUM...

Resim
Dün benim doğumgünümdü:))Coook guzel gecti...Bütün gün telefonum hiç durmadı...
Meğer ne çok dostum ne çok sevenım varmış...İyi ki doğmuşum dedim gerçekten de...
Güzel bir bahar gününde çok güzel dileklerle girdim yeni yaşıma:)
Bu yıl çok güzel şeyler bekliyorum hayattan, her anlamda!!
Eh madem dogumgünüm ben de kendime bir hediye yapıym dedim ve doooğru Danny'ye gittim:)Kendime bu yıl bir dövme hediye ettim kısaca (: "om manı padme hum" yazan bi dövme..
Danny'nın elı gercekten de çok hafıf ve hızlı bu konuda ona müteşekkırım ancak sectiğim yerin hassaslığından olsa gerek bu sefer ki pek acıdı..Tabı gıkımı cıkarmadım, sonuçta kendi seçimim üstelik de süsüm için:)
Aslında ben yıllaar önce yazdıracaktım bu mantrayı çok çok severım kendısını ama son anda vazgecıp yerıne bır lotus çiçeği yaptırmıştım o zaman...Sebebı de kendımı hazır hıssetmeyişimdi..
Om mani padme hum çok güçlü bir mantradır ve onu taşımak da biraz cesaret ister bence...Yaşadığın her şeyde dengede kalmanı söy…
"Yüreğimdeki mühür kalbim kırılmadan çözülebilir mi?"
HALİL CİBRAN

"Satya" ,"Sita", "Bir ders günü" ve "Doğru sözlü olmak"

Resim
Bazen ders aralarımda, ben yogacı kurye şeklinde ordan oraya dolanırken birkaç saatlik boşluklarım oluyor... Bu boşluklarda en büyük keyfim en yakın D&R'a uğrayıp kitap bakmak oluyor genelde:)Yıne böyle bir günde kalabalık raflarda, OSHO'nun "Stresli insanlar için günlük yaşama uygun meditasyonlar" adlı kitabı takıldı gözüme ve hemen aldım(ewet adı bayagı bı uzun hehe).
Ve tabii bir nefeste bitirdiğim bu kitaptaki meditasyonlardan birini denemeye karar verdim...
Konu "doğru" sözlü olmakla ilgiliydi. Bir hafta boyunca hiç yalan söylemek yok yanii.. Aman canım ne var sanki ben yalancı biri diilim ki diyor insan ilk başta fakat iş uygulamaya gelince gördüm ki hiçte o kadar kolay diilmiş bu doğru sözlü olmak işi:(
Meğer ne kadar gereksiz "küçük" dediğimiz yalanlarla geçiyormuş günler... Bahaneler, geçiştirmeler, kendini haklı çıkarmalar derken..kısaca o küçük küçük yalanlar üstüste toplanınca ben büyük bir yalancı oluverdım birden:(
Gerçekten kendim…

Parmağımı yaktım ama değdi, hem annem de çok sevdi:)

Resim
Bugün canım yemek yapmak istedi...ki bu gerçekten çok ender olur...:)napıymmm ben öyle pek yemek seçmem, evde ne pişmişse yerim, pişmemişse de yemem...Sorun olmaz yani... Çok basit ama bir o kadar da lezzetli bir pilav geldi aklıma. Hem de sağlıklı...çünkü içinde booolcaaa mantar var. Ben et yerıne mantar kullanmayı seviyorum tabıı kı aynı sey dııl ama et yemeği çok fazla tercih etmiyorum.. Eh pilavda tek basına olmaz kı canım yanında bisi ister.Oyleysee gelsın mantarlarrr...
Küpküp soğanları sıvıyağ, seker ve tuzla tencerede rengı yerine gelene kadar çeviriyoruzz.
Sonra yuvarlak yuvarlak dılımlenmis mantarları (ben abarttım bıraz 400 gr.), bıkac kırmızı ve çarliston biberi de doğrayıp karısıma attık mı tamammm!
(Buraya dıkkat!!)Mantarlar suyunu çekene kadar pişmeli yoksa sonra çiğ kalabiliyor... Tam şu noktada suyunu çeken mantarlara karabiber, kırmızı biber, tuz, köri ve biraz da tarçın ekliyoruz..
EH baska bir kapta ıslanmış bekleyen 2 kupa pirinci de yıkayıp tencereye koyuyoruz veee 2…

Hatta bazen uzak kalıp özlemek...

Yoga yolunda ilerlemek için elbette asanalar çok ama çok önemli... Asanalar yani duruşlar zihnimizi, nefesimize ve bedenimize odaklamamızı sağlar. Ve kendimizin farkına varmamızı... Her yeni duruş yepyeni bir "challenge"dır aslında... İşin hoş yanı bu durum herkeste farklı şekilde tezahür eder. Kimisi denge duruşlarında zorlanırken, kimisi ters duruşlardan kaçar..Ya da ne biliym herhangi bir öne esneme duruşu bile bazen bacaklarda ve sırtta öyle büyük bir gerginliğe yol açar ki duruşta sabitliği korumak için gerçekten çok kararlı olmak gerekebilir... Hayatta da böyle değil mi zaten? Başımıza gelen olaylara nasıl cevap verdiğimiz, olaylara ve zamana göre değişmez mi? İşte bu noktada YOGA bize dengeli bir tutuma ulaşmak için nasıl bir yol izleyeceğimiz konusunda ışık tutar. Her bir ders fiziksel hareketlerin yapıldığı kendimizi gevşemiş ve iyi hissettiğimiz saatlerin çok ötesindedir aslında...Biz farkında olsak da olmasak da ertesi günümüze, hayatımıza işlemiştir bile...
Yogayl…

"yogalaska"

Resim
Heehe o da ne olee? Yok yok yenı bı yoga cesıdı uydurmadım:) Yanı belkı bıgun ...Şımdı biriktiriyorum, gunun bırınde elbet sentez zamanı gelecek!!EEE ne o zaman bu yogalaska? Ya da tabırı caızse tam da öğrencimin ağzından çıktığı şekliyle "alaska yoga"...
Geçen haftalardan bırınde malum kıştayız, dolayısıyla buzzz gıbı bir günde biz yeşilköy grubumuzla kendı bulduğumuz sitedeki kapalı mekanda çalışırken ve popişlerimiz donarken benım tatlılar tatlısı avusturyalı öğrencim Susi kendini tutamadı ve "alaskaaaaa yoga dıye bağırdı ortaya:) Herkesi bı gülme tuttu tabi...
Her ne kadar bir ufomuz ve arçelık mini ısıtıcımız olsa da derin gevşeme de
ve dersın başında üşümemek elde diil:)Haklı kadıncağız yani:)
Bu sıcacık an ve gülüşmeler beni yine aynı şartlarda geçen yogayla ilk tanıştığım günlerime götürdü... İlk hocam...Göztepe'deki yoga evimiz ve ilk yoga günlerim... Evim karşıda olmasına rağmen hiç üşenmeden sevgiyle ve hiç bitmeyen tükenmeyen bir hevesle ve disiplinle gid…

Temiz oda, temiz karma!

Resim
Evlerimize hiç baktık mı? Hayır şööle adamakıllı dıkkatlıce bır baktık mı ? Ne kadar çok ve gereksız eşyayı biriktiririz hiç farkettık mı? Şu annemın genclığınden kalma, aaa şunu en yakın arkadaşım dogumgunumde almıştı derken odamız hatta evimiz depoya dönüverir yıllar içinde! Üstelık de kullanılmayan eşyalar deposuna! VE tüm bu eşyalar kullanmadığımız halde zihnimizde bir bağımlılık halı yaratır, evimizde ve hayatımızdaysa gereksız bır yer meşguliyet tabıı!
Ben diyorum kı bugün hayatımızda bir değişiklik yapalım ve bu değişikliğe yatak odamızdan başlayalım! Biriktirdiğiniz birçok anıdan ve fazlalıktan kurtulmaya, özgürleşmeye hazır mısınız?Öyleyse odanıza gırın veee her bı köşesıne dıkkatlıce bakın! Gereksız neler var? Sessizce ve tam bır farkındalıkla herseyı ayırın (gereksız gorduklerınızı atmak zorunda dıılsınız kı, belkı bır bakım evıne, herhangı bır yardım kuruluşuna verebılırsınız pekala, emıynım ki sizin için fazlalık halıne gelmış bu eşyalar bırçok kişinin yüzünü güldürecektı…

Kımılerı ıçın sevgisizler günü oldu bugün!

Bugün sevgililer günü! Ne olmuş yani ben anlamadım...
Bırçok arkadaşım kendini kötü hissetti bugün:(Insan bı sevgili, mutlu bir aşk istiyorsa ve buna özlem duyuyorsa hergün bu hissiyatla yaşar.
Yanı böyle saçma ve ticari bir günde birdenbire dertlenmez ki! Ya da dertlenmemelı:)
Bugün benım için diğer günlerimden farksız geçti.. Ders verdim, yemek yedim, kitap okudum, araştırma yaptım ne bılıym yahu bır an bile durup üzülmek gelmedı aklıma...
Ben de istemez mıyım kalbım yıne heyecanla çarpsın, seveyim, sevileyim! Ama sanırım herşeyin bir zamanı var... Bu aralar kalbim boş... Kırık dallara tutunmak istemiyorum artık...
Kolay dııl bır ılışkıyı yürütmek... Gerçekten emek istiyor, fedakarlık, sevgi istiyor... Sanırım yorgunum...Yenıden sevmek ve sevılmek zoruma gidiyor...Kırgınlıklarım, güvensizliklerim var... Bunlardan arınmak içinse zamana ihtiyacım var! Zaman beni hiç yarı yolda bırakmadı...Seviyorum zamana bırakmayı...En azından ona güvenım var! Ama şunu da çok iyi biliyorum ki doğru an ve…