Kayıtlar

kalp etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dokunmak kalbe giden en kısa yol!

Neşe içinde bir bilinmeyene doğru, hiç tanımadığım insanlara doğru, hiç tanımadığım ama metini çok duyduğum son contemporain zen ve tantrik masterlardan benim için en iyisine  doğru ilerliyorum. Paris’teyim.. yıllardır kullanmadığım dil kendiliğinden dökülüveriyor, canlanıyor hiç ummadığım halde...Eski parisien bir kapı açılıyor birkaç kez zile basınca. Kapı büyük bir bahçeye açılıyor. Sağlı sollu dükkan havasında cam kapılar var. Duvarlarda resimler, posterler... Tanıdık bir hava. Derken bir minik bir tiyatro salonuna geliyorum yerler ahşap. Dame de Sion daki Grande Salle’ımızı hatırlatıyor bana o koku aynı koku... sanatın tozuyla, tiyatroyla, ahşabın esansı demek o kokuyu doğuran. Koku beni anılara götürüyor birkaç saniye ve içimde tatlı bir nostalji rüzgarı demleniyor. Ayakkabıları dışarıda bırakıp içeri giriyoruz. Kendime bir yer seçiyorum. Oturuyorum. O hala yok. Heyecanım dorukta. İçeride kısık sesle değil bayağı eğlenceli bir tonda sağ sol yanımda oturan fransızlarla tanışıy...

Bir varmış bir yokmuş... Aslında herkesin bi yogası varmış...

Geçen çarşamba her hafta olduğu gibi tatlılar tatlısı çocuklarımın yanına gitmek üzere (yoga-mini dersi vermek için) yola koyuldum... Erenköy'den Üsküdar'a yani. Yolda etrafıma bakınırken düşünmeye başladım... Bu hafta çocuklarıma farklı olarak ne yaptırsam diye? Genellikle önceden bır program hazırlamayı sevmem en azından çocuklarla çalışırken spontan olmayı seviyorum. Hem zaten onlarda öyleler, bi hafta çok sakinken diğer hafta sakinlik perilerini evde unutmuş olabiliyorlar:) Yani siz bir program hazırlasanız da uygulamak mümkün olmayabilir... Zaten Yoga anla bir ve bütün olabilmek, o anın gereğini yaşayıp bununla mutlu olmak değil mi? Herneyse ne diyodum ben? Hıh farklı diyodum... Aklıma birden çok basit ama cici bir fikir geldi! Dersin sonunda benim 4 yaşındaki minik yogi ve yoginilerim dizlerinin üzerinde oturdu ve hepsi kendi yaratacağı ve kendi isim vereceği bir yoga duruşu hayal etti... "Beeen kuzuuuuu", "Beeeeen kuyrukkkk" söylemleri içinde bi hey...