16 Ağustos 2011 Salı

Benim renkli dandam!

Bugun dusundum de ne sansliyim yahu! Benim bir hocam var her gordugumde resmine bile baksam icim ona akiyor..Kalp atislarim hizlaniyor, sesini duydugumda tuylerim diken diken oluyor...Gozlerimde iki sizi gibi akmayan yaslar toplaniyor...Derinlerime hitap ediyor.. Gecen ay Los Angeles'a giderken bu kez son diyordum icimden bu kez son yeter her sene her sene yoruldum, masrafi da cabasi...Ve aklimca son kez gitmenin ve egitimi tamamlayacak olmanin keyfiyle pek icim rahatti... Herzaman ki gibi uzuuuun ve uyuyarak gecen bir ucusun ardindan L.A havaalaninda bir 4 saat gecirdikten sonra ozgurdum...Egitimin baslamasindan once birgunluk bos zamanim vardi bu kez...Biraz gezerim, dinlenirim diye rahattim. Gunde 10 ar saatlik calisma gerektiren zor ama cok bilgi dolu keyifli bir moduldu gercekten de...Kendi kendimize masajlar mi yapmadik, renkli yapiskanlarla kendi Danda sopamizi mi yaratmadik...Shiva'nin en sevdigim yonu her seferinde beni sasirtmasi ve hic sinir tanimayan yaraticiligi..Son gunden bir gun once sinifa girdigimizde bir baktim yerde ustuste yigilmis 80 e yakin uzun mu uzun sopalar... nerdeyse benim boyumdalar..ve onlerinde rengarenk bantlar...Derken isilti salona girdi ve buyuk bir gulumsemeyle herkesi selamladi..Dedi ki herkes bir sopa alsin simdi kendine ve istedigi renkte bant...HErkes saskin ne cikacak bunun altindan derken kendimi siritarak yerde oturmus sopami heyecanla suslerken buldum..Once sopayi yatay tutup tam ortasindan parmaklarinin ustunde dengede durdugu yeri buluyrsun ve oraya bir bant atiyorsun farkli renkte sonra yanindan iki el mesafe birakip baska renkte iki bant ve sonunda sopanin sonuna dogru spiraller cizerek bantlamaya devam ediyorsun...yanindakine bakiyorsun belki o canli yesili senin kirmizinla degistirir biraz diye heyecanla..cocuklar gibi sen ve tasasizsin yani..yeni oyuncaginla oynarken:)herkes bir soluk da sopalarini tamamladi...Sonra hepimizi ayaga kaldirdi Shiva ve sopalarimizi alnimiza dayayarak bedenin tam ortasina hizaladik. Icindeki dandayi hisset dedi hepimize..Sopa gibi duz, tam ortamdan gecen hiza sanki ayaklarimdan basimin tepesine ordan gokyuzune uzuyordu...Kendini ne zaman dagilmis hissetsen, dengenin bozuldugunu hissetsen icsel dandani herzaman geri cagirabilirsin dedi..Onumdeki suslu sopa sadece bir semboldu belki ama o anda benim icin kutsaldi..gercekten benim enerjimle, sevgimle olusmustu..Ve sanki bedenimin sinirlarini boyutsuzlastirip icime gecmisti...Biraz boyle meditasyon yaptiktan sonra dandalarimizi sinifin bir kosesine biraktik..ustuste 80-90 tane sopa..ama hepsi birbirinden farkli..Bir sonraki egzersizde asanalar icin dandalarimizi deneyimlerken gidip kendi sopami bulmam birkac saniye bile bulmadi orda alacali renkleriyle beni cagiriyordu...
Toplarla kendi kendimize yaptigimi masajin rehavetinin ardindan egitimin sonuna gelmistik iste..Shiva hepimize tek tek cay ikram etti..cayimi verirken o muzip gulumsemesiyle bana bakti ve sen turksun cayi sekerli seversin diyerek icine bal eklemesi beni ayrica mutlu etti..Sinifta kac kisi olursa olsun ders boyunca herkesle temas kuran bu kadar farkindaligi ve enerjisi yuksek birini daha tanimadim daha once..Veda inisiasyonumuzu tamamladiktan sonra birden farkettim ki o gun ordan ayrilmak ve egitimi tamamlamis olmak sevinmek yerine beni huzunlendiriyor..Bu konu hakkinda kisa bir konusma yapti dedi ki hayatta akis halinde hep sona ulasmaya calisiriz, vinyasa dersinin icinde bile bazen hep sona dogru ulasmak isteriz biran once sira derin gevsemeye yani sona ulassin isteriz gelince de bitmesin isteriz..Bekledigimiz son yaklastiginda hep zaman dursun orda kalalim isteriz..her bir lafini dikkatle dinliyorum bir daha hic duyamayacakmisim gibi, sevgiliden ayrilir gibi...Gozlerimden bosalan yaslari elimin tersiyle soyle bir sildim ve dedim ki kendi kendime bosuna aktima onlari belli oldu bu son son olmayacak...

15 Ağustos 2011 Pazartesi

En buyuk siddet bazen kendimizeymis meger..



Yoga'nin 8 basamagini az cok yoga ile ilgilenen herkes bilir, duymustur..8 basamagin ilk basamagi yamalarin ilki...Ahimsa-Siddetsizlik ilkesi..Bugunlerde cok dusunduruyor beni...Hayatimizda pekcok basamaklar cikip ilerledigimizi dusunuruz bazen sonra bir bakmisiz ilk basamaga geri donmusuz aniden..temel herseydir temel olmazsa diger katlar da yikiliveriyor malesef..Istedigin kadar asana uygula istedigin kadar derin nefes al temel yoksa meditasyonunun tezahuru cansiz ve uyumsuz... Uyum olmayinca evrenden kopuyorsun, kopunca dengeler bozuluyor..Simdi ben bir yeniden insa surecindeyim...Basa donmek, oze donmek hem cok zor hem de keyifli...Su satirlari yazarken gozlerim bugulu...Son birkac aydir hep boyle...Bundan tam 3 ay once bedenime ve zihnime gosterdigim siddet ve yuk once zaturee olarak bana bir geri bildirim yapti. Yogun calisma, stres(hani isin yoga olunca stres olmayacakti.. hani cok sansliydim...neyse saka bir yana) eve dersten gec gelinen saatler, duzensiz yemek vs.,az uyku ust uste siralaninca ve ben Ahimsa'nin sinirlarini bile bile zorlayinca olan oldu bende..Zaturee halimle bile bunu kabullenmeyip 2 hafta dersten derse kosup sonunda ben antibiyotik asla almam cocuk inadimdan beni vazgeciren esimin sayesinde gittigim doktor beni kesinlikle sokaga bile cikmayacaksin diye eve tikinca gordum anyayi konyayi...O andan itibaren portakal sulari,zencefil kurleri bilmem kac saat uyku, dinlenme ne kadar caba sarfetsem de ben kazi cevirene kadar kaz yanmis..Zaturre'yi atlatip hemen derslerime donmenin sevinciyle Ahimsa'yi yine kulak arkasi eder gibi olacaktim ki..Bu kez gozlerim bana son dersimi verdi..Bunye birkez zayif dusunce guclendirmek icin gercekten birseyleri kokten degistirmek gerekiyor..Ben meger bedenime ne kadar ilgisiz ve sert davranmisim ve ne kadar gormezden gelmisim ihtiyaclarini..En sonunda gozlerim bana kendine sevgiyle bak artik dedi..



Yillardir lens kullanirim hayatimda lensleri ilk aldigim gunden beri bir kere doktora gittim o da 15 yil icinde 1 defa...Marifetmis gibi de ovunurum ya ...Makyajimi temizlemeden yattigim geceler, gozlerim bata bata lensleri cikarmayisim...Ve benim zayif dusen bedenim bir araya gelince kirpik dibi iltihabi geldi catti kapima..Gunlerim yanan ve aciyan gozlerimi yatistirmaya calismakla gecedursun gitmedigim doktor, surmedigim ilac kalmadi...Her seferinde silyenibastan..Aylardir lens takmak bir yana gozlerim batmasin artik diye dua eder oldum..Ilk baslarda derdim gozluktu simdiler de saglik..:) Ve birden bugun rutin goz temizligimi yaparken (ilik havlu kompres, dalinle tek tek kirpik diplerini temzileme ve ilaclar)birden farkettim ki ben hep sonuca kosuyorum..hala kendime sevgiyle yaklasmiyorum hala anda degilim..Icimden gun sayiyorum su kadar gun daha cekicem bunu diye ve ben boyle yaptikca da o sure hicbitmiyor galiba...Ilaclari nefretle damlattigimi ve bu negatif surecten kurtulmak icin cabaladigimi farkedince birden icimden bir ses yeter ama sana diye haykirdi..Kendime olan bu aceleci icsel tavrimla ne bedenimi ne ruhumu ne de gozlerimi kandirabilirim..Iyilesmek bir uyum surecidir ve adi ustunde bir surectir..Simdi herbir ilaci ve bakimi ozenle ve beni adim adim iyilesmeye goturdukleri icin seve seve yapiyorum..Gozlerimi seviyorum, bedenimi seviyorum...Sureci seviyorum...Her bedelin bir sureci var.Ve simdi bunu takdir ediyorum..Doktorlara bile guvenmeden zaten onlarin tek isi antibiyotik vermek diye dusunen ben simdi goz doktoruma guvenmeyi seciyorum. Degisim ve saglik icten parlarmis simdi cok daha iyi biliyorum. Bazilari nazar var sen de dediler, bazilari neyi gormezden geliyorsun acaba dusundum durdum gormezden geldigim kendimmisim meger..Insan hep baskalarina ve sorunlara odali yasiyor birseyin sorumlusunu hep baskalari olarak tutmaya meyilli..Kendimize baksak once ne kolay cevap...Biliyorum hic kolay degil...Cigerlerim sevgi merkezim ve gozlerim hislerimin ve duyularimin merkezi, bakis acim ikisi biraraya gelip de etegimi tutusturmasa vay halime..Simdiden iyilestim bu yaziyi yazarken icimdeki buyuk guc ve sevinc atomlari disimdakilerin icinde eriyip beni bana geri getirdi..



Farkindalik hep bizimle kalsin!