Kendinizi hiç çaresiz hissettiniz mi? Gerçekten çaresiz? Çıkış yok gibi... Bitti herşeyin sonu gibi... Bu bana pek sık olmaz kendı çapımda güçlüyümdür...inançlıyımdır...Ama işte bazen oluyor... Sebebi önemli diil yani yazamayacağım kadar kötü...İşte ben böyle hissederken çaresiz ve üzgün..tam anlamıyla dipte...dostlar da yetmeyince kendi kendime kaldığımda..(eh napsın onlarda 7-24 yanımda olamazlar ya..yazık)aklıma benım dünyalar tatlısı hocam geldi...Sesi kalbimde..enerji fışkıran masmavı delici gözleri gözümün önünde... Dedim ki içimden "Shiva, şu an benım yerimde olsan sen ne yapardın ? Oturup kendını harap edip,bitti mi derdin..yoksa bir yol bulur muydun mutlaka?" Birlikte geçirdiğimiz o çok kıymetli derslerden birini anımsadım...günlerce süren 9 saatlik yogalardan sonra kaslarım esnek ve açık olması gerekırken tam tersı kaskatıydı...Bacaklarımın arkası kısalmış gibi...en basıt asanalar bile eziyet olmuş...vücut tepki veriyor adeta yeter mehveş yeterrr!Ama zihnim rahat..o...
Yoganın bana neler kattığını düşünüyorum da... Saymakla bitmez sanırım...Bir kere çok büyük bir özgüven, kaynağını başkalarından almayan, nasıl göründüğünle değil nasıl yaşamayı seçtiğinle ilgili! Bizzat kendin karar verebilmekle ilgili! Dün taze başladığım yepyeni bir ders beni öyle etkiledi ki! Derse gittiğimde bi baktım öğrencilerim yabancı!nasıl yani oldum önce ingilizce mi ders yapacağım..daha önce hiç olmadı bu...Benım ilk dilim fransızca..dolayısıyla ıngılızce benım ıçim hep arkadan geldi...Üvey evlat oldu:) Sonra bir baktım çok sevdiğim yogada ilerleyebilmek için çok ama çok gerekli ve birşeyler yapmalıyım...Başladım ingilizce yoga kitapları getirtmeye..Dvdler izlemeye...Sıra geldı hindistana ve sonrasında shiva ile çalışabilmek için amerika yolculuğuna..Kalk kızım dedım kursa gidiyorsun ve açılıyorsun!Hem de hemen!Amerika'ya gittiğimde artık herşeyi anlayacak durumdaydım ama konuşmak için özgüvenimin açılması o kadar kolay olmadı ilk başta..Ama motıvasyonum büyüktü...amacı...
Bazen ders aralarımda, ben yogacı kurye şeklinde ordan oraya dolanırken birkaç saatlik boşluklarım oluyor... Bu boşluklarda en büyük keyfim en yakın D&R'a uğrayıp kitap bakmak oluyor genelde:)Yıne böyle bir günde kalabalık raflarda, OSHO'nun "Stresli insanlar için günlük yaşama uygun meditasyonlar" adlı kitabı takıldı gözüme ve hemen aldım(ewet adı bayagı bı uzun hehe). Ve tabii bir nefeste bitirdiğim bu kitaptaki meditasyonlardan birini denemeye karar verdim... Konu "doğru" sözlü olmakla ilgiliydi. Bir hafta boyunca hiç yalan söylemek yok yanii.. Aman canım ne var sanki ben yalancı biri diilim ki diyor insan ilk başta fakat iş uygulamaya gelince gördüm ki hiçte o kadar kolay diilmiş bu doğru sözlü olmak işi:( Meğer ne kadar gereksiz "küçük" dediğimiz yalanlarla geçiyormuş günler... Bahaneler, geçiştirmeler, kendini haklı çıkarmalar derken..kısaca o küçük küçük yalanlar üstüste toplanınca ben büyük bir yalancı oluverdım birden:( Gerçekten kendi...
Yorumlar