25 Haziran 2009 Perşembe

Benliğimin tatlı rüzgarları...

Kendinizi hiç çaresiz hissettiniz mi? Gerçekten çaresiz? Çıkış yok gibi...
Bitti herşeyin sonu gibi... Bu bana pek sık olmaz kendı çapımda güçlüyümdür...inançlıyımdır...Ama işte bazen oluyor...
Sebebi önemli diil yani yazamayacağım kadar kötü...İşte ben böyle hissederken çaresiz ve üzgün..tam anlamıyla dipte...dostlar da yetmeyince kendi kendime kaldığımda..(eh napsın onlarda 7-24 yanımda olamazlar ya..yazık)aklıma benım dünyalar tatlısı hocam geldi...Sesi kalbimde..enerji fışkıran masmavı delici gözleri gözümün önünde...
Dedim ki içimden "Shiva, şu an benım yerimde olsan sen ne yapardın ?
Oturup kendını harap edip,bitti mi derdin..yoksa bir yol bulur muydun mutlaka?"
Birlikte geçirdiğimiz o çok kıymetli derslerden birini anımsadım...günlerce süren 9 saatlik yogalardan sonra kaslarım esnek ve açık olması gerekırken tam tersı kaskatıydı...Bacaklarımın arkası kısalmış gibi...en basıt asanalar bile eziyet olmuş...vücut tepki veriyor adeta yeter mehveş yeterrr!Ama zihnim rahat..orada onunla olmaktan o kadar mutluyum kı bedenımın verdığı tepki umrumda dııl...asanalarda nasıl gözüktüğümde...Hiç bitmemesini istediğim bir rüyadayım sanki..Ona teslim olmuşum..ne derse desın ne yapmamı soylerse soylesın bana zarar vermeyeceğini biliyorum..o yuzden hıc tereddut etmeden devam ediyorum derse...
Birden hadi herkes ayağa diyor...Şimdi birlikte dans edeceğiz! Ne nasıl yani?Yoga sınıfında mı?(Sınırlı zihin birkez daha konuştu)90 kişilik sınıfta her ülkeden insan var...Shiva'nın i-podunda ise o kadar çeşitli bir müzik arşivi...Hepimiz için her ülkeye özel parçalar...şarkılar...
90 kişi hepimiz birbirimiz için dans ediyoruz...Yerı geliyor halay çekiyoruz, sirtaki yapıyoruz, ellerimizle hayali davullara vurup kabile oluyoruz, hayvanları taklit edip doğa oluyoruz... Bir yandan yumuşak ama emın sesiyle konuşuyor Shiva.."ellerini kaldır gökyüzüne dokun...prana yükselıyor...hafıfçe çömel avuçlar yere doğru apana ayaklarından yerin derinliklerine akıyor..."Derken samana vayu ve aman tanrım ben ben değilim nasıl dans ediyorum böyle...dans etmiyorum uçuyorum...Bedenım acıldıkça açılıyor merkezden genışliyor, ışıldıyor..vyana vayu buymuş demek! Tantranın öğrettiği embodying the flow buymuş demek! Gözlerimden yaşlar süzülüyor...kendimi hiç olmadığım kadar sınırsız ve özgür hissediyorum o an! Sınırlarım erimiş...Sağıma soluma bakıyorum tüm gözler yaşlı...Tek değilim! Yorgun hiç değilim! Shiva'ya bakıyorum aradan bizi izliyor,mutlu ve doymuş bir ifadesi var..gözgöze geliyoruz...gülümsüyorum tüm minnettarlığımla... alıyor...

Birden geri geliyorum üzüntüme ve sıkıntılı dakıkalarıma bugüne...Benım değerli hocam olsa ne yapardı..cevap kalbımde zaten!Bır kez almışım ışığı ben ondan nasıl unuturum?Nasıl koyveririm artık?Vermem!

21 Haziran 2009 Pazar

Bugün benim doğumgünüm!

Dostlarım tahmınımden azmış ne yazar, öz olsunlar!
Saf olduğumu söylerler hep kızardım, sanırım haklılar...artık daha akıllı olma zamanı!
Koca bır sayfa hiç kapamadığım kapatamadığım bugün kapandı..
Oyle huzurluyum kı...Özgürleştim ondan...kendımden...kuş gibiyim hafıfım...
Benı bekleyen bır sınav daha var sımdılerde...cok kotu birileri birşeyler yapmaya çalışıyor..aklım ermedı...ama ustesınden geleceğım...onların içine iyilik diliyorum sadece...iyilik gelsin de uzak dursunlar...kendı işlerine dalsınlar benı rahat bıraksınlar...Kımse için kötü düşünmek fayda vermyor insana...kin, nefret aynı tarz enerjılerı bıze gerı yansıtır sadece...İşte bu yüzden benı çok ama çok üzen tanımadığım bu insanlar her ne yapmaya çalıştıysa allahım yardım et bana içlerine iyilik ver! Hayatımdan uzak olsunlar! Ki gerçek dostlar zaten benımle!
İçimi dökmeye ihtiyacım vardı yazdım...Bır de düşüncelerimi somutlaştırmaya....Daha fazlasını anlatmak istemıyorum...Rahatladım...İyiyim...
Dedim ya 21 hazıran 2009 bugün benım 2. doğumgünüm!