1 Mayıs 2009 Cuma

Herşey çok daha güzel olacak!

1.gün...
Heyecanla içeri giriyorum... Karnım ne tok ne aç... Tanımadığım bir sürü yepyeni yüz...İçtenlikle herkes birbirini selamlıyor...Hımmm kendime bir yer bulmalıyım oturmak için...En ön çok mu iddialı olur? En arkada da hocayı duymak zor... ortaların ortası en iyisi galiba:) Hoca içeri girerken kalbim gümbür gümbür az sonra öğreneceklerimin gizemi ve merakıyla yerine sığmıyor adeta... Az sonra birlikte terleyeceğim, birlikte sızlanıp söyleneceğim insanlarla, zorlansam da bazı bazı çok ama çok mutlu hissedeceğim çünkü her defasında kendime bir kez daha yaklaşacağım dakikalar başlıyor..Zamanı unuttuğum...5 saatin 5 dakika gibi geldiği anlar...
2.gün
Şimdiden herkes bir aile gibi ...yine içten bir gülümseme ile karşılanıyorsunuz ama bu kez içinde garip bir samimiyet var sanki evvelsi gün 5 saati değil 5 koca yılı birlikte geçirmişsiniz...Ne kadar terli olursa olsun size dokunmasından, ders boyunca kaçamak bakışlarla sizi izlemesinden hiç rahatsız olmadığınız dostlarla çevrilisiniz...Herkesin niyeti, enerji odağı aynı, frekanslar tıpatıp aynı...:)
.....
Ben her gittiğim eğitimde yeni bir hocayla yeni birşey paylaştığımda bu hissiyatlarla içeri giriyorum ne garip..garip ama harika...İçeri kadın erkek, genç yaşlı değişik zamanlarda değişik insanlar girer size birşey öğretmek için ve konuştukça büyürler adeta, az önce içinizden hımm çok da ufak tefekmiş diye geçirdiğiniz bir yoga hocası anlatmaya, size sorular sormaya başladıkça devleşir adeta...O küçüçük insan dünyaları sığdırmış içine diye düşünürsünüz hayran hayran...
Ve etraftaki onlarca yabancı, önce çekinerek yanlarına oturduğunuz ve eğitimin sonunda yıllarca görmeyecek olsanız bile bir sonraki karşılaşma da "heyy sen de burdasın" dıye sevinerek kucaklaşacağınız dostlar edinirsiniz her defasında... İşte böyle birşey yoga dostlukları, paylaşımları... Bırakın yıllar yılı süren dersleri, kısacık bir paylaşım ve buluşma bile nasıl da gerçekten uyumlu olmayı, anda olmayı, birlikte olmayı, paylaşmanın, dinlemenin, sevmenin, uzakken yakın hissetmenin, yakınken kendinle bir ve bütün, odaklı olmanın güzelliğini yaşatır size..
Ben yine gidiyorum işte böyle bir güzelliği yaşamaya...
Uzun zamandır hazırlandığım bir programın "teacher training"ini almaya...
Bir yanım çok ama çok mutlu... bir yanımsa hüzünlü bu kez...
Babamın hasta olduğunu öğreneli bir hafta oldu... Onu böyle bırakıp gidecek olmak canımı çok sıkıyor aslında ...İlahi yasaların önüne geçilmiyor tabi herşey her zaman mutlu şen geçmiyor hayatta... Hem gidip döneceğim ama kalbimin yarısı bu kez burda kalacak sanırım...
Ama endişeli ve mutsuz olmayacağım iyi dileklerimle ve dualarımla hep onun yanında olacağım! Aksi halde ne kadar dibe vurursanız hayatınıza çektiğiniz olaylar da bunu destekler... Bunu çok iyi biliyorum bu yüzden ne zaman dibe vursam kendi kendimi elimden geldiğince telkinle yükseltirim dışardan biri neler söylediğimi duysa delirdiğime kanaat getirir herhalde diye düşünürüm hep:)vıdı vıdı konuşurum ben böyle zamanlarda kendimle...yorulunca da anlarım...Bu kez tek bir kişiye ihtiyaç duydum kelimelerimin yetmediği bir anda... Ona sadece kocaman sarılmak istedim... Söyleyemedim... :))