15 Nisan 2009 Çarşamba

Çocuklarla yogaaaa!




Çocuklara bayılıyorummmm! Onlarla yogayı yaşamak sanırım bana verilmiş en güzel armağanlardan biri:)Beni bu yola teşvik ettikleri ve paylaştıkları güzel bilgiler için çok sevdiğim arkadaşım Beste Dolanay'a ve Neslişime (Neslihan İskit) hep minnettar olacağım...



Bundan 4 yıl önce başlayan Starbucks buluşmaları, toplantılar, heyecanlı konuşmalar, şarkılar, Enka dersleri derken bir de baktım çocuklarla yoga hayatımın bir parçası olmuş... Hem de beni çok mutlu eden, enerjimi yükselten, saflaştıran bir parça...









Çocuklar ne verirsen onu emmeye hazır bir sünger gibiler bu yüzden de onlarla ders yapmak hem çok keyifli hem de çok büyük bir sorumluluk... Bazen bir duruş öğretmek için gidersiniz kararlısınızdır ama ders öyle bir gelişir ki duruş aklınıza bile gelmez...Uçar gider... Dersin içeriği o anda yenıden şekıllenir..Sevgi dolu bir saatin sonunda çocuklar size öğretir anda kalmayı, anı yaşamayı... Onların anlatacak o kadar çoook şeyi vardır ki hiç bitmez...Ben her dersin başında lotus duruşunda beni bekleyen miniklerime sorarım...Haftanız nasıl geçti, bana anlatmak, paylaşmak istediğiniz yeni birşey var mı? Bugüne kadar susan, sessiz kalan hiç olmadı:)Bu kısacık ders öncesi sohbetinin onları ne kadar rahatlattığını ve enerjilerini ne kadar dengelediğine inanamazsınız. İçindekileri rahatça boşalttıktan, gülüşüp, bağırdıktan sonra konsantre olmaya, duruşlara, gevşemeye çok daha hazır oluyorlar gerçekten de! Yine de dediğim gibi iki duruş eksik yapmışlar, biraz gürültü yapmışlar önemli değil! Önemli olan ordan ayrıldığımda her birinin zihninde, kalbinde ne olduğu? Geriye ne kaldığı?

Bir adım daha kendini sevmeye ve tanımaya yaklaşan özgür çocuklar mı yoksa şişt piştlerle susturulmuş, sabit olmaya zorlanmış robotlar mı?




Evet derslerim bazen gürültülü geçebiliyor kabul ama benim yüreğim ilk şıktan yana...:))








"Bir çocuğa verebileceğin en güzel hediye, ona kim olduğunu anlamasını öğretmektir"

Mirra Alfassa